GÜLMİSAL GÜRSOY
SEYRAN - 19. BÖLÜM               (Tanıtım- Müzik Dosyası)

SEYRAN

(Ken’an Rifâî Dîvânı’ndan Seçmelerle Baş Başa)

Artık Kitapçılarda ve İnternet Ortamında Satışta ...

 

SEYRAN 19. BÖLÜMDEN KÜÇÜK BİR KESİT:


... Kaya öyle küçümsenecek bir yükselti değildi. Şükür altında kalıp da ezilen yoktu ama köy meydanını, dağ misali koca cüssesiyle yakıp yıkmış üstelik köye giriş çıkış yolunu da parçalayarak kapatmıştı. Köylü çaresizlik içinde ağlaşmaktaydı ki devletten tezden destek geldi ancak iş makinası kayayı kaldırmak üzere köye yaklaştıkça köyde yeni heyelanlar tetiklendi. Güçlükle yerlerinde durmakta olan evleri barkları da mı yoksa köylünün başına inecekti! Köylü vardı gitti, iş makinasının yolunu kesti. Büyük bir arbede koptu. Köylü, desteğe gelenleri bağırış çağırış köyünden kovdu. Fakat köy yolu kapanmıştı bir kere, elbet açılması gerekirdi. Üstelik bu köyden geçilmeden diğer o pek çok köye nasıl varılacaktı ki?
...

Yaşlısı, genci delikanlının yolunu kestiler,
“Sen kazma vurdukça evler sallanır.” dediler. Delikanlı şaşırdı. “Kazma kürek vurdum diye sallanıp da yıkılacak ev varsa şimdi yıkılsın, orada da kimse oturmasın!” dediyse de sözünü kimseye dinletemedi. Yaşlıların ısrarlarına dayanamayan delikanlı, mecbur kalıp da kazma kürek sallamaktan vazgeçti. Neye alet edevat diye sarılsa, köylü “Olmaz, bu kullanılmaz!” diye delikanlının üzerine hep hücum etti.
Ve yine an geldi, delikanlı elleriyle de kayayı parçalamaya yeltendi. .. Sevdiği köyde oldukça, fırsat buldukça
gelirdi kayanın başına, iki sevgili olurlardı baş başa. Genç kız hiç ümitsiz olmadı.
Sevdiğine hep güç vermek için çırpındı, gün oldu o sevdiğine su getirdi, azık taşıdı, çay demleyip yamacına bıraktı. Böylece günler geçiyordu ama kaya hiç aman vermiyordu. ...

...

Mali bu! Hiç zorluktan kaçar mı? Ama olan da oldu...

 

Günümüzden bir bakışla tasavvufî açıdan incelenen şiir, ilahî formuyla Devlet Klasik Türk Müziği Korosu Sanatçısı Sayın AYŞE ERDAL tarafından seslendiriliyor.


 

Sayfa Baş